Menü
Anket
Sitemizin Yeni Hali Nasıl?
Çok Beğendim
İdare Eder
Eski Hali Daha Güzeldi
Beğenmedim

Sonuçları Göster
Geçmiş Anketler
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
Belediyemiz

BELEDİYE BAŞKANI
BEKİR ÜNAL

BELEDİYE MECLİS ÜYELERİ

ABDULLAH ÖZDAMAR
OSMAN YURT
NAZIM GÜNER
ALİ KESİM
ŞERAFETTİN ŞAHİN
ADİL AVCI
HALIM TUNCER

 HASAN YÜCEL
MEHMET ULUÇAY

 

Esencay Messenger

 

Uydu Görüntüsü

 

 

Siirlerle Esencay

 

Son Dakika

Hava Durumu

Belediye Başkanı

Bekir ÜNAL

Çağlayan Mah Mutarı

Emin Başkeser

Aydınlar Mah. Muhtarı

Rıfat CAMBAZ

 Ilıpınar Mah. Muhtarı

Bahattin AYDIN

Ahmet ŞAHİN

Turangüneş Mah Muhtarı

Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Esençay Konakları

Karadeniz evleri ve konakları, iklimin çok yağışlı ve nispeten ılık olması nedeniyle ahşaptan yapılmıştır. Bu nedenledir Karadeniz'in ahşap evleri önemini korur. Ancak gelişen teknoloji ile yerini kısmen beton, kısmen ahşap olan, karkaç denilen tekniğe bırakmıştır. Karkaç tekniğiyle yapılan evlerin çoğu,plansız ve gelişi güzeldir. Üstelik günlük ihtiyaçlara yanıt vermesine dikkat edilmez, hatta ihtiyaç duyulan dam, oda, çardak binaya sonradan ilave edilir. Karadeniz evlerinde, ataerkil aile düzenine uygun bir plan tarzının uygulandığı söylenebilir. Örneğin Karadeniz evlerinde kayınbaba ve kaynananın kalabileceği bir oda bulunur. Bu odalarda divan adı verilen bir yükselti yer alır. Divan, gündüzleri oturmak, akşamları ise yatak serilerek uyumak amacıyla kullanılan ahşap yükseltidir. Divanı bütün Karadeniz evlerinde görmek mümkündür.

   Karadeniz konakları en az iki kat olarak inşa edilir ve dikdörtgen plan kullanılır. Bunun yanında kare planlı, tek odalı, çardaklı, düz damlı ev tipleri de vardır. 21. yüzyıla çeyrek asır kala Anadolu'da Hititler devrinde de kullanılan ahşap mimari, hâlâ yaşatılır.


   YÜZYILLIK KONAK

   Taşova'nın Esençay Kasabasında bulunan Karabekirağa konağı, Dereli Köyünde ki Mustafa Bey Konağı ile Uluköy Kasabasında ki Malkoçoğulları Konağı, bölgenin karakteristik özelliklerini taşıyan örneklerdir. Karabekirağa Konağının Rumî 1308-1309, Miladi 1892-1893 yıllarında yapıldığı tahmin ediliyor. Karabekirağanın amca çocukları Hacı Mehmet Aslan'ın oğlu Bilal Aslan ile Karabekirağanın torunlarından Mustafa Kural, konağın Ermeni ve Rum ustalarca yapıldığını anlatıyorlar. Çam, ardıç ceviz, pelit ve çok azda olsa gürgen ağaçları kullanılarak yapılan konağın duvarları ne yazıkki1952 yılında kerpiçle doldurularak sıvanıyor ve üçüncü katı yıkılıyor. konağın orijinalliği kısmen bozulsa da, kullanılan teknik ve süslemeler, geleneksel karadeniz konakları hakkında bilgi veriyor.

   Konağın yapımında kullanılan ağaçlar, güz mevsiminde kesilip, hava almayacak şekilde ahır güpreliğine gömülüp, bahar mevsimine kadar bekletilmiş. Bahar mevsiminde, sığır gübresinden çıkartılan ağaçlar, belirli bir süre güneş altında bekletilerek yakılmış ve nihayetinde konak yapımında kullanılacak duruma getirilmiş. Ağalar, daha sonra iç öz noktasına kadar baltayla düzgünce yontulmuştur. Ağaçların uzun yıllar dayanmasını sağlayan bu çalışmaya "Öz metodu" deniyor. Karadeniz konaklarına özel bu yöntem, yapıların günümüze kadar ayakta kalmasını sağlamıştır.

   Karabekirağa Konağı, Esençay Kasabasında nesli tükenmiş olan evlerin yegane örneğidir. Bu konağın üç katlı başka bir benzeri ise 1942 depremi ile yıkılarak yok olmuştur.

Karabekirağa konağı direkleri çam, ardıç ağaçlarından yapılarak, ağaçlar özlerinden balta ile yontularak, düzgün dikdörtgen şekli verilmiştir. Direkler toprağa gömülmüş ve büyük taş kaideler üzerine dikilmiştir. Kolonlar yine balta ile düzeltilmiş ve dikdörtgen köşelidir.

Aşevi denilen odada, mutfak dolapları cevizden yapılmış ve yapımında çivi kullanılmamıştır. Konaktaki dikkat çekici el işçiliğine, Karadeniz konaklarının tamamında rastlanır.

Konağın güney cephesinde, dikdörtgen şeklinde yan yana üç pencere yer alır. Bu özelliği ile Doğu Karadeniz ahşap mimarisine çok benzer. Ancak sonradan eklenen bölümler, konağın orijinalliğini bozmaktadır.

   Diğer taraftan konağın batı cephesindeki orijinal pencere yıkılmış, güneşten daha fazla yararlanabilmek amacı ve yine günlük ihtiyaçlara yanıt verebilmesi için, daha büyük olanı yapılmıştır. Batı cephesinin birinci katındaki pencereler ise günümüze kadar gelebilmiştir.

 

 

 

 

Site İçi Arama
atarz9.gif

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

Saat

 

 

 

Hızlı Menü

 

          
Canlı TV        Reklam
 
          
Galeri          Haberler

 

Okul Öğretmenleri

 

Takvim



Web'te Türkçe






Haber Arşiv
     
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Diller
Köşe Yazıları
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
İstatistikler
Toplam: 51549
Aktif: 7
Bugün: 104
Dün: 202

İçerik Rss - Haberler Rss
Tasarım ve Programlama: Omnportal | Editör: Ali ÇOLAK